Yetişkin kabul edilecek yaş değil de gerçekten beynini geliştirebileceği, dürtüsel hareketlerini kenara atıp kendine olgunlukla bakabileceği yirmi beş-yirmi altı yaşlarına geldiyse o çocuğu affetmeyi en azından öğrenmeye çalışmalı. Şöyle oturup kendi benliğinin oluşum sürecini merak etmeye başlamalı. Bu merak bile yeterli aslında. Sonra zaten kıvılcımı atmış olup her şeyi bir sırayla anlamaya başlar insan. Kıvılcım aleve dönüşür, yakar, tüketir. Geriye duman ve is kalır. Ama onlar da bir süre sonra dağılır gider. Alırsın eline temizlik malzemelerini ve her şey tertemiz. Tekrar inşa et bildiğin hâliyle ama bu sefer öncelik sen ol, kendin ol. Yaz, çiz, boya renk renk.
O üzgün çocuklara artık üzülmüyorum, yetişkin boyutlarındaki üzgün çocuklara. "Bedenim küçükken zihnim boşken kırdılar, karanlıkla doldurdular ondandır ben de şimdi o yetişkin bedenimdeyken başka küçük gördüklerime yaşadıklarımı yaşatayım da geçmişimin acısı benden çıksın gitsin. Anlık duygusal tatminimi yaşayayım. Sonrası ne olursa olsun, kime ne zarar vermişsem kalksın kendi kendine başa çıksın. Zaten ben de o yollardan geçtim, hayat böyledir..."
Hayır! Hayat, sen neyi tercih edersen odur. Bu döngüyü başkaları üstünden tekrar ettirmeye çalışırsan o iç huzurunu ömür boyu arar durursun. Ben zarar gördüysem, üzgün çocuk hâlâ içimde bir yerlerdeyse gider dışarılarda ona benzer, belki daha kötü muamelelere maruz kalan; boyutu çocuk, varlığı çocuk ve ruhu çocuk olan o bedene sarılırım ki dünyanın tamamen bir bataklık olmadığını, en azından o çamurları temizlemeye çalışan birkaç cesurun olduğunu görsün. Böylece ayırt etsin burada her türlü oyunun olabileceğini ve ona göre konumunu belirlesin.
Her gördüğüne pozitif olmasın, negatif de bakmasın. Sadece dışarıdan izleyip anlayarak dahil olması gerektiği yerde tercihini yapsın. Çocuklar hariç kim, yaptıklarıyla nasıl muameleyi hak ediyorsa ona göre davransın. Bu yüzden empati ya da sempati yeteneklerinin de bir sınırı olmalı. Bu sınırı kendin çizmelisin. Yoksa "ama ben hep çok iyi niyetliydim, sonucunda zarar gördüm" demeye devam edersin.
Ben, bu ödülü uzun yıllar fütursuzca kullandım. Artık o sınır somutlaştı dünyamda.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.